Kabine toplantısının sonuçları açıklandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın başkanlığında yapılan bu toplantıda, güncel birçok mesele değerlendirildi. Toplantı, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde saat 15.30'da başladı. ABD ve İsrail arasındaki İran merkezli gerilimin yanı sıra, Terörsüz Türkiye hedefi çerçevesinde Meclis Komisyonu çalışmalarına da bu toplantıda yer verildi. Peki, 9 Mart Pazartesi günü yapılan Kabine Toplantısı'nın sonuçları ve alınan kararlar neler? İşte detaylar...
KABİNE TOPLANTISINDA ALINAN KARARLAR AÇIKLANDI
Toplantının ardından kabine kararları duyuruldu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamalarında öne çıkan noktalar şöyle:
"İRAN KRİZİ VE OLABİLECEK SENARYOLAR ÜZERİNE GÖRÜŞTÜK"
Kabinede, İran konusundaki krizi ve olası gelişmeleri ele aldık. Ateşi körükleyenlere rağmen biz, yangını söndürme konusunda kararlı bir mücadele yürütüyoruz ve tüm birimlerimizle hazır durumdayız. Kriz yönetimindeki deneyimli kadrolarımız tüm gelişmeleri anlık olarak izliyor. Tedbir almaktan ve dikkatli olmaktan vazgeçmiyoruz.
"DİPLOMASİDE GÜÇLÜ BİR VİZYON GÖSTERMİYORLAR"
Ana muhalefet maalesef somut bir dış politika perspektifine sahip değil. Diplomasi bilgisi ve kriz yönetimi tecrübesi bulunmuyor. Dış politikada sadece kalıp cümlelerle ilerliyorlar ve bilinçaltındaki sorunları açık bir şekilde ortaya koyamıyorlar. Bugün dış politikada bir vizyon geliştiremiyorlar. Eleştiriler ve yıpratma taktiği ile hareket etmek, sağlıklı bir yaklaşım değildir.
Avrupa'dan Asya'ya kadar birçok ülke, Türkiye'nin dengeli ve ölçülü politikalarını takdir ediyor. Aziz milletim, ülkemize kötü gözle bakanların iyi bilmesi gereken bir gerçek var: Ne devletimiz ne de hükümetimiz asla düşkün bir durumda değil. İktidarda olmadığımız zaman sorumluluk hissetmemek son derece bencilce bir tutumdur. 'Balıklar ürküyor' gerekçesiyle füze testlerimizi eleştiren bir perspektiften başka bir tutum sergilemelerini beklemiyoruz.
"GÜN ÇÜNKÜ ABUK SABUK SÖYLEMLERLE SİYASET YAPMA GÜNÜ DEĞİLDİR"
Kendi çıkarlarını milletin geleceğinin önünde tutanlar, ne biz ne de halkımız nezdinde asla güvenilir olamazlar. Bugün abuk sabuk söylemlerle siyaset yapma günü değildir. Sorumluluk bilinciyle hareket etmeli ve en azından bölgemiz bu tehlikeyi aştığı zamana kadar sağduyulu olmalıyız. Bu hassas dönemde Ankara merkezli bir siyaset izlemeliyiz.
Türkiye, 5 yılı geride bırakan Rusya-Ukrayna çatışması gibi, Suriye’deki sorunlar veya İsrail'in gerçekleştirdiği insanlık suçlarında olduğu gibi, adalet ve uluslararası hukukun yanında yer alıyor. İlk günden itibaren yoğun bir diplomasi trafiği yürütüyoruz. Şu ana kadar, 16 liderle görüşme gerçekleştirdik. Dışişleri Bakanımız, 50'den fazla telefon görüşmesi yaptı. Milli Savunma Bakanımız, Genelkurmay Başkanımız ve Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanımız muhataplarıyla sürekli irtibat halindeler.
"HER ŞEYİ ŞANSA BIRAKMIYORUZ"
Bakanlarımız, kendi alanlarıyla ilgili konuları dikkatle izliyor. Hiçbir durumu şansa bırakmıyoruz. Krizin, özellikle ekonomik etkilerini en düşük seviyeye çekmek için dinamik bir yönetimle gerekli önlemleri alıyoruz. 28 Şubat'tan bu yana aldığımız tedbirleri kısaca hatırlatmak istiyorum. Bölgedeki çatışmalar enerji ve ticaret alanında birçok belirsizlik doğuruyor. Kaotik durumlar, hazırlıksız yakalanan ekonomiler için tehdit oluşturuyor. Hazırlıklı olanlar içinse yönetilebilir durumlar ortaya çıkıyor. Biz de, şükürler olsun, ikinci grupta yer alan ülkelerden biriyiz.
Geçmişte pek çok krizden ve bölgedeki gerilimlerden güçlenerek çıktık. Merkez Bankamızın rezervleri 200 milyar dolara yakın. Finansal sistemimiz ve piyasalarımız sağlıklı bir şekilde işliyor. Merkez Bankamız, Türk Lirası ve döviz likiditesini etkin bir şekilde yönetmek amacıyla gereken önlemleri alıyor. Borsa İstanbul, piyasaların güvenli bir şekilde işlemesini hızlı bir şekilde hayata geçiriyor. Enerji fiyatlarındaki artışa rağmen dezenflasyonu sağlamak adına gereğini yapıyoruz.
"TİCARETİN OLUMSUZ ETKİLENMEMESİ İÇİN GEREKENİ YAPIYORUZ"
Kullanıcıların akaryakıta erişiminde herhangi bir aksama olmaması için gereken tüm önlemleri alıyoruz. Enerji sektöründeki her şey kontrol altındadır. Tarım, gübre ve gübre hammaddeleri için tedariklerimizi gerçekleştirmiştik. Alternatif kaynaklardan gübre temin etmek için gümrük vergisini sıfıra indirdik. Ülkemizde tarımsal üretim ve gıda arz güvenliği konusunda bir sorun olmayacağına inanıyoruz. Ticaretin olumsuz etkilenmemesi için gereken her şeyi yapıyoruz. Yüksek fiyat artışları ve stokçuluk gibi olumsuz uygulamaların önüne geçmek amacıyla denetimlerimizi sıkılaştırdık.
15 ülkede savaşın olumsuz etkilerini takip eden ticari ve ekonomik faaliyetler, ticaret müşavirliklerimiz ve ateşelerimiz tarafından titizlikle izleniyor. AB Komisyonu, yayımladığı son taslakla AB menşei şartını Gümrük Birliği çerçevesinde Türkiye'de üretilen ürünlerin de kapsayacak şekilde belirledi. Bunu devam eden doğru bir adım olarak değerlendiriyoruz.
"HAVA SAHAMIZI GÜNLÜK OLARAK GÖZLEMLİYORUZ"
28 Şubat'tan bu yana, savunma ve güvenlik tedbirlerini güçlendirmek için gereken her türlü adımı atıyoruz. F-16 uçaklarımız ile havadan erken ihbar ve tanker uçaklarımızla hava sahamızda 7/24 gözlem yapıyoruz. Kara, deniz ve hava kuvvetlerimizle sınır güvenliğimizi, her durumda yaklaşık 60 bin personel ile sağlıyoruz. 4 Mart'ta İran'dan fırlatılan, Irak ve Suriye hava sahasından geçerek ülkemize yönlenen bir füze, NATO tarafından etkisiz hale getirildi.
Samimi uyarılarımıza rağmen, Türkiye’nin dostluğunu zorlayacak son derece yanlış ve provokatif adımlar atılmaya devam ediliyor. Milletimizin hafızasında ve kalbinde derin yaralar açacak uzun süredir devam eden komşuluk ilişkilerine zarar vermemek gerekir. Türkiye'nin konumu ve tavrı net. Yangının daha da yayılmaması ve kan dökülmemesi için gösterdiğimiz çabalar ortada. Bu olay bağlamında ısrar ve yanlışta ısrarcı olunmaması bir kez daha vurgulanmalıdır.
"SİYONİST KATLİAM ŞEBEKESİNİN KARDESİ KARDESİ KIRDIRMA TUZAĞINA DÜŞÜLMEMELİDİR"
KKTC savunmasının güçlendirilmesi için 6 adet F-16 savaş uçağımızı ve hava savunma sistemlerimizi adaya gönderdik. Tek millet, iki devlet anlayışıyla hareket ettiğimiz Azerbaycan başta olmak üzere, bölgedeki kardeş ülkelerle dayanışma içindeyiz. Bölgede aktif olarak terör unsurlarını takip ediyoruz. Terörsüz Türkiye hedefini sabote etmeye yönelik, bölgemizin huzurunu ve geleceğine darbe vuracak senaryolar karşısında kararlıyız. Siyonist katliam şebekesinin kardeşi kardeşi kırdırma tuzağına düşülmemelidir.
"TÜRKİYE ARTIK ESKİ TÜRKİYE DEĞİLDİR"
Türkiye artık önceki görüntüsünden farklıdır. Herkes hesaplarını buna göre yapmalıdır. Türkiye Yüzyılı hedefleri doğrultusunda kararlı bir şekilde ilerliyoruz. Karanlık planlar, karanlık zihinlerde yazılan senaryoların hiçbiri başarılı olmayacak. Bu milletin, dualarına tuzak kurmaya çalışanların tüm planları hüsrana uğrayacak. Rabbim, bize yardım etsin. Kabine toplantımızın kararlarının halkımız için hayırlara vesile olmasını diliyorum. Sizlere saygılarımı sunuyor, Allah'a emanet ediyorum. Sağlıkla kalın...